top of page

“Guardians of Galaxy: Volume 3” Film İncelemesi

Marvel; Guardians of the Galaxy Vol. 3 öncesinde ve sonrasında, bazı istisnalar dışında birçok filmiyle hayal kırıklığı yarattı. Ancak Marvel; bu filmle birlikte – serinin sona erdiğine inanmasak da – her bir filmi birbirinden güzel olan bu seriyi aksaklıklarla da olsa “güzel” bir şekilde noktaladı.

 

Film hakkında konuşmadan önce Marvel’ın güncel durumu hakkında söylemek istediklerim ve bu filmle beraber farkına vardığım birkaç şey var. Bu Phase’e olan umudumu bağladığım Ant-Man’de, Jonathan Majors’ın oyunculuğuna rağmen Marvel; Kang’i doğru bir şekilde yansıtamadı ve bir kez daha beklentileri karşılayamadı. Seyircilerin umudu, Marvel’ın Secret Wars’da bir geri dönüş yakalayıp tekrardan eskisi gibi izleyiciyi memnun edecek işler ortaya çıkarması. Ancak bu film ile birlikte anlaşıldı ki Marvel sinematik evreninin artık eskisi gibi işler çıkarabileceğine olan inanç azaldı. Aslında bu film, yakın zamandaki Marvel yapımları içerisinde bu seriye olan ilgim sebebiyle ayrı bir yere oturdu ve kötü bir yapım değildi. Ancak memnun bir şekilde salondan ayrılamadım, çünkü Marvel evreninin benim için izlediğim diğer yapımlardan bir farkı kalmamıştı ve o eski günlerinden eser yok gibiydi.

 

Film hakkında konuşmak gerekirse, 2. filmin yayınlanmasından bu yana Marvel sinematik evreninde birçok önemli olay gerçekleşti; tabii ki bunlardan birkaçı Koruyucuları etkiledi. Orijinal Gamora öldü, Gamora’nın geçmiş bir versiyonu hayatta kaldı ve Peter Quill ile Mantis kardeş olduklarını öğrendi. Bu nedenle, önceki filmlerde karakterlerin derinlemesine incelendiği, güçlü hikayelere sahip olmasına rağmen bu seri; her zaman esprili ve güldürücü bir tonuyla biliniyordu. Ancak 3. filmde, hikaye anlatımının artık ön planda olduğu bir senaryoyla karşılaştık. Bu durumu olumsuz bir şekilde yorumlamıyorum. Tam aksine, film; alışık olduğumuz güldürücü tarzını koruyarak bazı anlarda duygusal derinlikle de birleştirerek etkileyici bir şekle büründü. Film; zaman zaman güldürdüğü gibi, yer yer de duygusal anlarla izleyiciyi etkileyerek bu seriyi daha önce görmediğimiz bir perspektiften sunmayı başardı. Bazı kısımları sıkılmama sebep olsa da (özellikle gelişme kısmındaki zoraki eklenmiş sahneler ve Adam Warlock’un alakasız bir şekilde hikayede bir yer edinmesi); hikaye anlatımı, Rocket Rakun’un arka planda yaşadıklarıyla ve duygulandıran finali ile birlikte sevdiğim bir film oldu. Ancak, benim kafamda bulunan ‘Marvel Klasmanına’ göre değerlendirirsem çok başarılı bulduğumu söyleyemem. Bu film; izleyicinin ilk Marvel filmi olması durumunda gayet memnuniyet verebilir. Açıkçası ben Holiday Special yapımını izlemekten daha keyif almıştım, ancak son gördüğümüz Marvel filmlerini düşünürsek şüphesiz ki onlardan daha iyi bir konuma sahipti.

 

Bu değerlendirme, bir film eleştirisinden çok Marvel eleştirisi oldu; ancak genele değinmeden film hakkında bir değerlendirme yazabilmek mümkün değil. Çoğu kişi umudunu kaybettiğini söylese de, gelecekteki yapımlara da gideceğim. Umarım en çok sevdiğim yapımlardan biri olan Blade’de çok güzel bir iş çıkarıp Marvel’dan umudunu kesenleri haksız çıkarırlar ve Secret Wars serüvenini çok daha heyecanlı bir şekilde takip etmeye başlayabiliriz.

0 görüntüleme0 yorum
bottom of page